Keiran, kadife kaplı koltuğunda geriye yaslandı, parmak uçları şakağını ovuyordu. Ofisindeki hava, son veli toplantısından daha ağırdı. Karşısında oturan Kenzie Taylor, ipek bluzunun altından belli olan göğüslerinin dolgunluğuyla, bacak bacak üstüne atmış, dizlerinin hafifçe aralanmış haliyle tüm odayı dolduruyordu. Bakışları Keiran’ın yorgun yüzünde gezindi.
“Müdür Lee,” sesi pürüzsüzdü, “Kızımın notları hakkında endişeliyim. Biliyorum, bu son iki yıldır bir sorun teşkil ediyor.”
Keiran derin bir nefes aldı. “Bayan Taylor, Ashley’nin durumunu defalarca konuştuk. Sınıf tekrarı, devamsızlık… Derslerdeki ilgisizliği artık görmezden gelinemez bir boyutta.”
Kenzie, Keiran’ın masasının üzerindeki rapor kartlarına doğru eğildi. Parfümünün tatlı, baş döndürücü kokusu havaya yayıldı. “Belki de, uhm, farklı bir yaklaşım gerekiyordur?” Bakışları Keiran’ınkilerle buluştu, gözlerinde cüretkar bir parıltı vardı. “Okulunuzun prestiji ortada. Ashley’nin burada kalması, eminim her iki taraf için de önemli.”
Keiran’ın boğazı kurudu. Bu kadın, ne ima ediyordu? Yılların verdiği bıkkınlık, anlık bir merakla yer değiştirdi. “Farklı bir yaklaşım mı?”
Kenzie’nin dolgun dudaklarında davetkar bir gülümseme belirdi. “Evet. Belki de, rapor kartlarını tekrar gözden geçirmemizi sağlayacak, daha… kişisel bir görüşmeye ihtiyacımız vardır.” Elini usulca masaya uzattı, Keiran’ın eline çok yakın bir yerde durdu. Tırnakları uzun ve bakımlıydı. “Sanırım Ashley’nin potansiyelini tam olarak göremiyorsunuz.”
Keiran, kadının gözlerinde yanan ateşi fark etti. Bu, bir annenin çaresizliği değildi. Bu, bir teklifti. Yorgunluğu, yerini elektrikli bir gerilime bıraktı. “Peki,” sesi boğuk çıktı, “bu ‘kişisel görüşme’ tam olarak neyi içeriyor, Bayan Taylor?”
Kenzie, gözlerini bir an bile Keiran’dan ayırmadan elini daha da yaklaştırdı. “Daha önce hiç kimsenin görmediği bir potansiyeli,” diye fısıldadı, sesi bal gibi akıyordu. “Ve bunun için, her şeyi yapmaya hazırım.” Keiran’ın gözleri, Kenzie’nin bluzunun düğmelerine kaydı. Üstteki iki düğme çözülmüştü, içeriye doğru hafif bir gölge düşüyordu. Keiran, masanın altındaki bacağında anlık bir baskı hissetti. Kenzie’nin dizleri, onun bacağına değmişti. Bir anlaşma havası, odada kalın bir sis gibi yükseliyordu.